“Benim yaram dil yarasıdır” | “Birîna Ziman”

Ahmet Dillice’nin “Benim yaram dil yarasıdır” şiiri, tam da Kürt çocuklarının okullarda yaşadıklarını dile getirir. Bu şiirde dile gelen gerçekleri bizzat yaşadım. Önemli bir yaramıza parmak bastığı için, o şiiri Kürtçe-Kurmancca’ya çevirmeye çalıştım.

Viyana – Şiire ilgim ta okul yıllarına dayanır. Yani, 1970’li yılların başlarına. Kendimce aşk şiirleri karalardım. “Defterler dolusu” denecek sayıyı bulmuştu. Derken, 16 yaşından sonra zamanın ilerici haraketleriyle tanıştım. O haraketlerin etkisiyle siyaset ağır basmaya, ön plana geçmeye başladı. İç dünyamdan çok doğal karalamalar tarzında çıkagelen kelime oyunlarından oluşan bütün o dizeleri çöpe attım.

Çok sonraları, bunu yaptığıma hayıflandım, pişman oldum. Ama geç gelen pişmanlık fayda etmiyordu. Yeniden, yeni kelimeler yan yana getirmeye çalıştım. Amacım, derdim düşünce dünyamı duygularımla yoğurup kelimelerle nakış işlemekti kendimce. Fakat bugüne kadar, pek de becerebilmiş değilim.

Şiir, bazen bir dörtlükle bir hayatın bütün hikâyesini anlatma becerisidir. Bazen insana yol haritası olur. Zalimin suratına bir tokat gibi iner bazen. Yığınların mücadelesine ışık, umut olur ya da. Benden, senden, ondan, her birimizden ayrıntılar anlatır.

Ahmet Dillice, gençliğinden beridir Viyana’da yaşayan Maraşlı bir Kürt. O şiirlerini, bir kitapta toplamayı başarmış az sayıdaki Avusturya Kürtlerinden biri. Dillice’nin kitabının adı, “Yâre Benzettim”. Onun, “Benim yaram dil yarasıdır” şiiri, tam da Kürt çocuklarının okullarda yaşadıklarını dile getirir. Bu şiirde dile gelen gerçekleri ben de yaşadım. Önemli bir yaramıza parmak bastığı için, andığım o şiiri Kürtçe-Kurmancca’ya çevirmeye çalıştım.

BİRÎNA ZİMAN

Yê her kesekî birîna xwe heye
Birîna min birîna ziman e
Her birînekî dibeku çareserî ya xwe heye
Ev birîna min birîna ziman e

Hemo bû nave min, bû Ahmet!
Ku bangazîya nave min kir, min qet fam ne dikir
Cara yekem bû ew û li min dan jibo zimanê min
Ev birîna min birîna ziman e

Dipirsîn ji min navê te çi ye
Ku fam ne dikir dîsa lê dida
Tesîra xwe hîn li ser min e
Ev birîna min birîna ziman e

Na gelî dilxweş!
Ev ne mamoste bû, dijmin bû
Di dest da cov, li ser zimên xwîn
Nasnameya min qedexe bû
Ev birîna min birîna ziman e

Hinek xayîn bûn mal bi mal digeriyan
Kî kurdî diaxifî, îxbar dikirin
Xêr ji me, tu kesî ne kişand ew derd
Ev birîna min birîna ziman e

Li leşkerıyê nave min bûbû ‘Kiro’
Min li xwe kir dert, berda nav xwe
Heqê me lêxistin û xeber bûn
Ev birîna min birîna ziman e

Di gundekî kurda da hatim dinyayê
Ji dapîra xwe bi kurdî cîrok guhdar kir
Ku nexweş dibûm nalîna min jî bi kurdî bû
Ev birîna min birîna ziman e

Ne tenê ziman qedexe bû
Ne tenê zilm û komkuştî bû
Nasnama min vinda bû, rihê min xirab bû
Ev birîna min birîna ziman e.

Ahmet Dillice, 1955’te Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Maksutuşağı köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde bitirdi. 17 yaşına kadar, köyünün tek geçim kaynağı olan hayvancılıkla uğraştı. Politik nedenlerden dolayı 1979’da Türkiye’den ayrıldı. Almanya, İsviçre, Fransa’da hayata tutunmaya çalıştı. 1985’te Avusturya’ya geldi, Viyana’ya yerleşti. Halen burada yaşıyor ve çalışıyor.

O da benim gibi küçük yaşta başlamış şiir yazmaya. Ben, siyaset yapmaya başlayınca karaladığım şiirleri çöpe atmıştım. Ahmet Dillice’nin yazıkları ise, “ele geçmesin” diye ebeveynleri tarafından imha edilir. İlk gözağrımız olan dizelerimizden mahrum kalmışız ikimiz de. Dillice, Viyana’da yazmaya devam eder. Yazdığı şiirlerinin bazıları, Mehmet Bayrak tarafından hazırlanan “İç Toroslarda Alevi-Kürt Aşiretler” ve “Alevi Katliamları” adlı kitaplarda yer alır. Onun şiirlerinin yer aldığı başka bir kitap çalışması, Viyana’da hazırlanan ve 2013’te yayınlanan “Yastık Altı Şiirleri” adlı antoloji olur.

Darısı, yazıp yazıp kendine saklayan diğer “şiir sevdalıları”nın başına.

………………………………..
metin.can@gmx.at

Vielleicht gefällt dir auch