„Roman bilinci“nin oluşması ve örgütlenme dönemi

Romanların resmi tanınma çalışmalarını yürüten bir gönüllüler ordusuydu: Erika Thurner, Rudolf Sarközi, Romani Rose, Sonja Licht, Agnes Daróczi, Eduard Karoly, Ludwig Papai, Miriam Wiegele, Susanne Horvath ve daha niceleri.

Viyana – 1980’li yılların başından itibaren, Avusturya’daki azınlıkların yaşamında belirgin bir hareketlilik başlar. 1976 yılında Federel Parlamento’nun karara bağladığı “Avusturya Halk Grupları Yasası”, zaten yeni bir dönemin duyurusunu yapmıştır. Yoğun bir “kimlik” tartışması gündeme damgasını vurmaktadır. “Kimlik” tanımlama ve koruma konusunda, medyanın önemi vurgulanmış, azınlıkların kamu kuruluşu ‘Avusturya Radyo ve Televizyonu’nda (ORF) ana dillerde yayın istemleri, siyasi alanda yankı bulmaya başlamıştır. “Alternatif Liste Avusturya” iki yıllık bir emekleme devresinden sonra, 1984 yılında “Yeşiller” olarak parti kimliğine ulaşır; bu hareketli grup, kurulduğu günden başlayarak azınlıkları koruma altına almayı hedefleyen kapsamlı bir katalogla politika arenasına çıkar. Yeşiller, yerli azınlıkları “10. Eyalet” olarak tanımlar ve parti yapılanmasına entegre eder. 1986 yılında Federal Parlamento’da temsil edilen diğer partiler de, kendilerine birer azınlık sözcüsü belirlemek zorunda kalırlar.

“Etnisite” bu yıllarda, politik hedeflerin kaynağı olma özelliği gösterir. Burada, iki ülkeyi örnek vermek isterim. Eski Sosyalist Yugoslavya Cumhuriyeti’nde, sistemi sorgulayan ‘SANU Memerandumu’nun 1986 yılında kamuya açıklanması, resmi olarak, milliyetçiliğin kıvılcımlarının yangına dönüşümünün başlangıcı olarak kabul edilir. Çekoslavakya Sosyalist Cumhuriyeti de 1989 yılında “Çekoslavak Federal  Cumhuriyeti “ ve hemen ardından “Çek ve Slovak Federal Cumhuriyeti“ ismini alır. Orada da ortak cumhuriyetin, Çek ve Slovak olarak ayrılmasına sıcak bakılmaya başlanır.

Erika Thurner

Romanların Avusturya’da aydınlanma ve bilinçli örgütlenme sürecinde Erika Thurner önemli bir rol üstlenmiştir. Bugün 67 yaşında olan tarihçi ve siyasal bilimci Thurner, o yıllarda Ludwig Boltzmann Enstitüsü İşçi Sınıfı Tarihi Bölümü’nde çalışmaktadır. Radyoda yaptığı bir proğram dolayısıyla Rudolf Sarközi’nin girişimi üzerine tanışırlar. Sarközi, ilerde Romanların yerli azınlık statüsüne alınmasına damgasını vuracak bir simadır. Onun yaşamı, Thurner’in dostluğuyle yeni bir yörüngeye girer. Thurner, çalıştığı kurumda Romanlarla ilgili yazılı arşivleri kullanma olanağı sağlar ona. 

Avusturyalı Romanlar örgütleniyor

1988 yılında, Viyana Belediyesi çöp toplama kamyonunda şöför olarak çalışan Rudolf Sarközi, “Etnik Kimlik ve Yaşam Dünyası” konulu konferansa, Romanlar adına katılan konuşmacı olur. “Geleceğe ulaşmanın yolları” başlıklı sunumunda, Roman olma bilincini vurgular. Dilden kültüre kadar, toplumda Roman öğeler olduğunu belirtir. Ama Romanlar ya da Sintilerin, bu öğelerin sahibi ya da temsilcisi olarak algılanmadığını, oysa kimliğin kamuda açıkça paylaşılmasının sosyal tanınmayı birlikte getireceğini dillendirir. Resmi statüye alınmış Avusturyalı diğer “Halk Grubu” yerli azınlıklar gibi Roman, Sinti ve Lovaraların da yasal temelde tanınması gerektiğini savunur.

Toplama Kampı Mauthausen, 9 Mayıs 1998 | (Ortada, elinde şapka taşıyan) Almanya Sinti ve Romanlar Merkez Konsey Başkanı Romani Rose, (soldan itibaren) İçişleri Bakanı Karl Schlögl, Lovara Ressam Karl Stojka, Rudolf Sarközi, Eyalet Başkanı Karl Stix.

Kurt Josef Waldheim bu zaman diliminde (1986 – 1992) Avusturya cumhurbaşkanıdır. Üniversite yıllarında Alman Nazilerine yakınlığı ve Kuzey Yunanistan’da Nazi subayı olarak üstlendiği rol yüzünden, son derece tartışmalı bir kişi. Hükümet, büyük bir çabayla Avusturya’nın Waldheim’la bozulan imajını düzeltmeye çalışır,  her türlü faşist ve ırkçı filizlenmeye fırsat vermeden bastırma konusunda kendini sorumlu hissetmektedir. Oberwart kentinde Roman gençlerin lokallere alınmamasını protesto eden aktivist Susanne Horvath, yaşıtlarıyla birlikte Cumhurbaşkanı Waldheim’a bir yazı gönderir. Waldheim bunu, bir imaj düzeltme fırsatı olarak değerlendirmek ister. Yazıyı ciddiye alır, danışmanı Klaus Sypal’i Oberwart’a gönderir. Yerinde yapılan görüşmeler olumlu sonuçlar verir. Lokal sahipleri Roman gençlere giriş yasağını kaldırırlar. Bu protesto eylemine katılanlar, daha sonra Romanların siyasi mücadelesinde önemli rol oynayacaklardır.

Bunun yanı sıra, dönemin Başbakanı Franz Vranitzky, tüm cumhuriyet dönemini, Avusturya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndaki rolünü yeniden tanımlar, eski resmi duruşu tamamen değiştirir. Avusturya’nın kendi kendine anlattığı, “Hitler’in ilk kurbanı mağdur ülke” konumu, artık tarihin tozlu raflarına kaldırılır. Avusturya, savaşta taraf olduğunu, Nazi katliamlarında ortak sorumluluğu olduğunu teslim ve kabul eder. Bu yeni tarih anlayışı içerisinde, Romanlar ve Sintiler, Yahudi vatandaşlardan sonra, toplama ve çalışma kamplarında sayıca en fazla kayıp veren grup olarak yerlerini alır. Nazi kamplarında esir olarak çalıştırılanlar için savaştan sonra verilen tazminat ve mağdur aylığından, artık Romanlar ve Sintiler de yararlanır.

Bir kitap, bir anıt, bir anma konuşması…

Tarih araştırmacısı Erika Thurner’in 1983’te, Lackenbach’daki Nazi Toplama Kampı üzerine yazdığı kitap, zihinlerde büyük bir değişikliğe yol açar. Thurner, bu kampta yapılan akıl almaz eziyetleri, emek sömürüsünü ve yoketme uygulamalarını ilk kez bütün çıplaklığıyla kamuoyunun gözlerinin önüne serer. 1984 yılında, Burgenland Eyalet Hükümeti Lackenbach’daki Nazi Toplama Kampı yerinde, yaşanan acıları ve katliamı sembolize eden bir anıt diker. Başbakan Franz Vranitzky, anıt önünde 1988’de yapılan anma törenine konuşmacı olarak katılır. Romanların azınlık olarak tanınma sürecinde en önemli belge niteliğini taşıyan bir konuşma yapar.

2006 Lackenbach | Anma Töreni | Soldan sağa: Rudolf Sarközi, Franz Vranitzky, Eyalet Başkanı Hans Niessl.

“Bu grubun toplama ve çalışma kamplarında esir tutulurken yaşadıkları acıların ve aşağılanmaların karşılığı olarak, tazminat ve mağdur aylığı almaları haklıdır, anlaşılmalıdır. Avusturya’nın Hitler Almanyası tarafından işgalinin bu önemli yıl dönümünde (50. Yıl) yapılan bu anma etkinliği, bu kampın mağdurlarına (Romanlar ve Sintiler) ülkenin önde gelen politik güçlerinin, onların tanınma istemlerini gündemlerine alacaklarına ve adil bir çözüm bulacaklarına söz vermenin en uygun yeridir.” (Frany Vranitzky | Lackenbach anma konuşması | 1988)

(Devam edecek)

……………………………………………
Not | Yazarımız hastalığından ötürü serisine uzun süre ara vermek zorunda kalmıştır. Anlayışla karşılamanızı dileriz.

Vielleicht gefällt dir auch