Bisikletle Yollarda | Şövalyeler tarikatı, üç kral ve üç karaağaç

Yaklaşık 20 yıldır yapageldiğim “nehir bisiklet yolculukları”, sadece bir spor aktivitesi değil; Sadece doğayla başbaşa kalmak, ara ara yokuş aşağı hız yapıp adrenalin depolamak da. Yollarda ziyadesiyle bilgileniyor, öğreniyorum.

TW Viyana – Avusturya’ya yerleşeli beri, yaklaşık 20 yıldır, yaz-bahar ayları geldiğinde farklı uzunluklarda ve çok farklı bölgelere bisiklet yolculukları yaparım. Kendimce bir prensibim var, her yolculukta bir nehri ya da nehir grubunu izlerim. Her bir nehrin kaynağı (gözesi) ile döküldüğü göl ya da daha büyük başka bir nehire kadarki mesafeyi kat ederim. Doğal olarak çok uzun nehirlerde bunu bir yolculukta başarmak zor. Mesela, Tuna’nın Almanya-Donaueschingen kentindeki kaynağından Budapeşte’ye kadar olan kısmını iki uzun yolculukla kat ettim. Geriye kaldı, Budapeşte-Karadeniz etabı.

Son “nehir yolculuk”um, Leitha’nın Avusturya’nın Bad Erlach, Lanzenkirchen ve Föhrenau üçgeninde kalan gözesinden, Avusturya-Macaristan sınırına (Nickelsdorf) kadar olan bölümünü üç günlük bir yolculukla almaktı. Bu nehir, Macaristan’da da bir hayli zikzaklar çizip, sonunda (Rajka yakınlarında) Tuna’ya dökülür. Bu kısım için, başka bir yolculuk bekliyor beni.

Bu tür bisiklet yolculukları sadece bir spor aktivitesi değil, olamıyor. Sadece doğayla başbaşa kalmak, ara ara yokuş aşağı hız yapıp adrenalin depolamak da değil. Yolda ziyadesiyle bilgileniyor, öğreniyor insan. Hem geçmiş zamanlara, hem güncele yapılan bir tarih yolculuğu yani her biri. O yol bilgilerinin kimini, fırsat buldukça Toter Winkel’de paylaşmak istiyorum. Trautmannsdorf’a bağlı Sarasdorf adlı köyün yakınlarında karşılaştığım “Üç Karaağaç Alanı”, Orta Avrupa’nın tam 392 yılını sembolize ediyormuş. Nasıl mı? Gelin birlikte, bir tarih yolculuğuna çıkalım, bu sorunun cevabı için.

St George Şövalyeleri Tarikatı ve üç kral

Bundan tam 504 yıl önce, 16 Temmuz 1515’te, bugünkü Aşağı Avusturya (Niederösterreich) eyaletinin Leitha Nehri kıyılarında yer alan belediyelerinden Trautmannsdorf’a bağlı Sarasdorf adlı köyün yakınlarındaki bir ovada, dönemin üç etkili devletinin kralları biraraya geldi. Avrupa’daki en güçlü hanedanlık olma yolunda hızla ilerleyen Habsburg Hanedanlığı Kralı Maximilian I, Bohemya ve Macaristan Kralı Wladislaws II ve Polonya Kralı Sigismund I. Her üç kral ve başında bulundukları devletler, hanedanlıklar da “katolik hıristiyan“dı. Üçü de büyümek, genişlemek istiyordu ve bu yüzden birbirleriyle de çatışmalar yaşamışlardı. Ancak doğudan Avrupa’ya doğru genişleyen başka bir güç vardı: Osmanlılar. Onlar, “müslüman dünya“nın mızrağı rolünde gözlerini dikmişlerdi Avrupa’ya. Habsburg, Macaristan ve Polonya krallarını biraraya getiren bu etken oldu.

Fotograflar: Hüseyin A. Şimşek

Araştırmacılar bu üçlü buluşmayı, 504 yıl önceki bu “açık hava diplomatik toplantı“sını, “Orta Avrupa için temel öneme sahip tarihi bir olay” şeklinde tanımlar. Buluşmadan bir hafta sonra, “Viyana Kongresi” yapıldı ve üçlü bir anlaşma imzalandı. Buluşmanın iki ana sonucu oldu: Kendi aralarında çatışmalara son vermek, en alt seviyelere çekmek ve Osmanlılar’a karşı ortak bir tavırda kalmak. Açık havada yapılmış bu “diplomatik toplantı”nın gerçekten de Orta Avrupa’nın sonraki tarihi üzerinde önemli bir etkisi oldu. “Habsburg Tuna monarşisi”nin temelini atan bir işlev gördü.

1526’da yaşanacak olan Mohaç Savaşı’nda, Avusturya-Macaristan açısından bu buluşmanın faydaları görülecekti. Bir yandan Macaristan, Habsburg-Osmanlı çatışmalarının “meydan”ıydı artık, ama öte yandan o üçlü buluşmada sağlanan mutabakat olmasaydı, bu Orta Avrupa hanedanlıklarının işi çok daha zor olacaktı. Osmanlılar, iki kez Viyana kapılarına dayanacak, üçlü mutabakat hep devrede olacak, 1683’teki İkinci Viyana Kuşatması başarısızlıkla sonuçlandığında, Osmanlı’da gerileme dönemini başlamış sayılacaktı.

Viyana Kongresi ve yapılan anlaşmanın önemli bir sonucu da Bohemya ve Macaristan’ın topraklarının önemlice bir bölümünün Habsburglar’a miras kalması oldu. Yani, 16 Temmuz 1515’teki o “açık hava diplomatik toplantı“sından en karlı çıkan Avusturya (Habsburg Hanedanlığı) idi.

Üç karaağaç dikilmişti önceleri

Üçlü mutabakat bir şekilde 1907’ye kadar (392 yıl) etkisini devam ettirdi. 1515’te o açık hava diplomatik toplantısı yapıldığında, söz konusu bölge St George Şövalyeleri Tarikatı’nın nüfuzu altındaydı. Tarikat, bu buluşmaya ev sahipliği yapmıştı bir anlamda. Vakti zamanında, buluşmanın gerçekleştiği alana üç karaağaç dikildi. “Drei Rusten“ (Üç Karaağaç) adıyla anıldı bu alan. (Ruste/Rüster, Ulme = Karaağaç.)

1970’lere gelindiğinde, o karağaçlardan sadece birinin ölü kökü kalmıştı. Mekânın kayıplara karışmaması için, 1976’da bir anıt yapılması kararı alındı. Son ölü karaağacın gövdesi üzerine kireç bir sütun dikildi. Elde edilen bu sütun, üç kralın buluşmasının stilize bir sunumunu gösteriyordu.

………………………………………………………………
www.huseyin-simsek.com
huseyin.simsek@gmx.at

Vielleicht gefällt dir auch