O hikayedeki Balıkçıllardan

Tuna kıyısındaki bir akşam yürüryüşünde, karşınıza bir Balıkçıl çıktığında, Ezop’un masallarını anmaz mıydınız?

Viyana – Tuna kıyısındaki bir akşam yürüryüşünde, karşınıza bir Balıkçıl çıktığında, siz de Ezop’un masallarını anmaz mıydınız? “Bu Balıkçıl da o hikayelerdeki kuşlardan biri mi”, diye. İşte o masal:

Balıkçıl kuşu sabahın erken saatlerinde bir akarsuyun kıyısı boyunca sakince yürüyor, uzun boynuyla sivri burnu sayesinde kahvaltısı için avını kapmaya hazır biçimde suyu gözetliyormuş. Berrak sular balıkla doluymuş fakat bu balıkçılı o sabah memnun etmek çok zormuş.

Güzel bir küçük levreği yüzerken görmüş ama “Bunun gibi bir şey için gagamı açmaya bile değmez. Böylesine ufak bir balık benim gibi bir balıkçıl için uygun değil” demiş. Başka bir balık görünce de bu kez “Bu çok kılçıklı. Benim gibi bir kuşa layık değil” demiş. Böylece sürekli kendi kendine bahane bularak gördüğü hiçbir balığı beğenmemiş.

Ancak güneş yükselirken balıklar da kıyının yakınındaki sığ suları terk etmişler ve nehrin ortalarındaki derin sulara dalmışlar. Balıkçıl biraz önce beğenmediği balıkları görememiş ve sonunda yalnızca ufak bir salyangozla yetinmek zorunda kalmış.

Kaynak: Ezop Masalları (kitapveyazar.wordpress.com)
Fotograflar: Resmiye Aslan

Vielleicht gefällt dir auch