Herkesin bir penceresi, her pencerenin bir bakanı vardır

İnsanların, binalardakilerden başka pencereleri de vardır; göz ve gönül pencereleri gibi. Herkes başka bakar ve görür, başka duyumsar ve anlar o pencerelerden.

İstanbul – Penceresiz bina, ev olur mu? Olabilir, ama neye benzer, neleri çağrıştırır o penceresiz mekânlar? Herkes örneğini içinden geçirsin. Kesin olan şu: Herkesin bir penceresi, her pencerenin bir bakanı vardır. İnsanların oturdukları evlerden, türlü türlü binalardan, kulelerden, kalelerden, çadırlardan, barakalardan, ağaç kovuklarından, konteynırlardan sokaklara, caddelere, bulvarlara, meydanlara, parklara açılan o pencerelerinin kimi içeriye açılır, kimi dışarıya.

Fakat insanların, binalardakilerden başka pencereleri de vardır; göz ve gönül pencereleri. Herkes başka bir gözle bakar ve görür, göz penceresinden; başka duyumsar ve anlar gönül penceresinden. Elbette insanlar, başkalarının pencerelerinden de bakmak ve görmek isterler; onun tadı, zevki, anlamı çok daha başkadır.

Fotoğraflar: Emine BAŞA

Vielleicht gefällt dir auch