İkinci Cumhuriyet, KPÖ’lü hükümetler ve erime süreci

Bu bölümde ise KPÖ’nün, 1945-59 arası İkinci Cumhuriyet’in inşasındaki rolü, koalisyon hükümetlerindeki ortaklıkları ve 1960’lardan sonra içine girdiği erime sürecini irdeliyoruz.

Viyana – Önceki bölümde İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve faşizmin Avrupa kıtası bazında yenilgiye uğramasıyla, Avusturya’nın dört galip ülkenin (SSCB, ABD, İngiltere, Fransa) işgali altında kaldığını, ama aynı zamanda vakit geçirmeksizin yeniden cumhuriyet sistemine geçtiğini, 1945’ten sonraki bu dönemin “İkinci Cumhuriyet” olarak anıldığını anlatmıştık. Bu bölümde ise KPÖ’nün, 1945-59 arası İkinci Cumhuriyet’in inşasındaki rolü, koalisyon hükümetlerindeki ortaklıkları ve 1960’lardan sonra içine girdiği erime sürecini irdeleyip, komünist hatla ilgili bahsi kapatacağız.Önceki bölümde kısaca değindiğimiz gibi, İkinci Cumhuriyet’in ilanı ve inşası sürecinde, eski siyasal partiler ve direniş hareketine katılan gruplar, açık örgütlenme olanaklarına yeniden kavuştu. 1918-45 yılları arasında KPDÖ (Alman-Avusturya Komünist Partisi) olarak siyaset sahnesinde olan parti, 1945’te adındaki “Deutsch” (Alman) ibaresini kaldırıp, KPÖ (Avusturya Komünist Partisi) adıyla devam etti mücadelesine. Bu tarih aynı zamanda bu partinin 1933’ten beri sürdürür olduğu yeraltı (illegal) faaliyet tarzını bırakıp, tekrar açık siyaset sahnesine döndüğü tarihtir de. SPÖ’den Karl Renner’nin başında bulunduğu ilkgeçici bir koalisyon hükümeti, 27 Nisan 1945’te kurulduğunda, kabinede 10 SPÖ’lü, 9 ÖVP’li ve 7 KPÖ’lü bakan görev aldı. KPÖ’de kalan bakanlıkların ve bakanların isimlerini önceki bölümde vermiştik. Ki KPÖ, sadece bakanlıklarda değil, müşteşarlıklarda da görünür olmuştu. Yeni bölüme geçerken akılda tutulması gereken birkaç nokta da şudur: Sosyal demokrat SPÖ Merkez Yönetim Kurulu, SPÖ-KPÖ Ortak Çalışma Komitesi’ni onayladı. KPÖ ise Viyana’da yaptığı kongresinde, üç partinin (SPÖ, ÖVP ve KPÖ) yer alacağı bir “Merkez Meclis” önerisinde bulundu.

İlk geçici kabine 27 Nisan günü kurulmuştu, İkinci Cumhuriyet döneminin ilk genel seçimi ise 25 Kasım 1945’te yapıldı. Bu seçime gidilmezden kısa bir süre önce SPÖ Merkez Yürütme Kurulu, SPÖ-KPÖ Ortak Çalışma Komitesi’nin dağıtılmasına karar verdi. Sosyal hıristiyan (hıristiyan muhafazakar) ÖVP ile ortaklık tercihinin galebe çalacağının göstergelerinden biriydi bu. 25 Kasım seçimlerinde şu sonuçlar alındı: ÖVP 85, SPÖ 76 ve KPÖ (174.257 oy ve yüzde 5.41 oy oranıyla) 4 milletvekili. KPÖ’nün de desteklediği Karl Renner (SPÖ), cumhurbaşkanı seçildi; ÖVP’den Leopold Figl ise, yeni koalisyon hükümetinin başbakanı oldu. Geçici kabinede 7 atama bakanla temsil edilen KPÖ, Figl’ın seçimle gelen yeni koalisyon hükümetinde sadece bir bakanla temsil edildi: Enerji Bakanı Karl Altmann. Çünkü İkinci Cumhuriyet’in bu ilk genel seçiminde KPÖ’nün aldığı sonuç, geçici hükümetteki konumuna denk düşmemişti.“Kapitalist bir yeniden kuruluşa hayır” sloganıyla girdiği bu seçimin sonuçlarına yerelde bakıldığında ise, KPÖ’nün oy oranını yüzde 30’ların üstüne çıkardığı bölgeler yok değildi. Grünbach, Hüttenberg gibi sanayi ve maden bölgelerinde olduğu gibi. Kärnten’ın Sloven bölgesinde de oldukça yüksek oranda bir oy alınmıştı. Örneğin Zell bölgesinde, partinin oy oranı yüzde 54.8 idi.

KPÖ, Figl Hükümeti’nde bir bakanla temsil edilmişti, fakat bunun ömrü uzun olamamıştı. Enerji Bakanı Karl Altmann, Marshall Planı’yla ilgili görüşmeler sırasında, 1947’de istifa etti. Zira partisi, “Marshall Planı’na hayır“ kampanyası yürütmekteydi.

Gerilemenin ilk aşaması: KPÖ, kabine dışında kalıyor

İkinci Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki KPÖ ile ilgili kimi önemli bilgiler aktaralım. Parti, 1946 verilerine göre, toplam 132.268 üyeye sahipti. Komünist günlük ve haftalık gazetelerin tiraji 450 bin kadardı. Bu dönemde Genel Başkanı yine Johann Koplenig, başkan yardımcıları Franz Honner, Helene Postranecky ve Josef Tschofenig’di. Genel Sekreter ise Friedl Fürnberg. Kendisinin de ortakları arasında yer aldığı dönemin koalisyon hükümetine “ulusallaştırma”, gıda programı yapma gibi konularda açık mektuplar yazıyor, yasa önerileri sunuyordu. Savaştan sonraki 10 yıl, büyük zorluklar ve sıkıntılar içinde geçecekti. Her şeyden önce, ülke “dörtlü işgal” altındaydı. Yanı sıra ekonomik bir yıkım ve kargaşa vardı. KPÖ, bu dönemde gelişen “açlık hareketi”ne katıldı ve destek verdi. 1947’de Viyana’da farklı işyerlerinde gidilen grevlere öncülük etti. Ki bu yıl içindeki üye sayısı (23 bin artışla) 155 bini bulmuştu.

ABD, ülkenin içinde bulunduğu kötü koşulları değerlendirip ülke ekonomisinde ağırlığını arttırmak için, 1948 sonrasında Marshall Planı’nı başlattı. “Yardım eden kurumlar” arasına, BM’ye bağlı “Yardım ve Rehabilitasyon İdaresi” de girdi. Bu yıkım ve işgal koşulları altındaki ikinci genel seçim, 9 Ekim 1949’da yapıldı. En belirgin özelliği, eski Nazilere ve Austro-faşistlere de seçimlere katılma haklarının geri verilmesiydi. Bunlar, “Bağımsızlar Birliği” (Wahlpartei der Unabhängigen – WdU)[1] adıyla örgütlenip seçimlere girdiler. Diğer bir yenilik, SPÖ’den ayrılan Erwin Scharf’ın “Sosyalist İşçi Partisi”ni (SAP) kurarak, seçime KPÖ ile ittifak halinde katılmasıydı. Bu seçimlerde parlamentoya ÖVP 77, SPÖ 67, WdU 16 ve KPÖ 5 temsilci gönderdi. KPÖ, SAP’la yaptığı ittifakla birlikte parlamentodaki sandalye sayısını 4’ten 5’e çıkardı. Aldığı oy, 213.066; oy oranı ise yüzde 5.05 oldu. Yeni hükümet, tekrar ÖVP’den Leopold Figl’ın başkanlığında, ama sadece SPÖ ile birlikte ”büyük koalisyon“ şeklinde kuruldu. KPÖ, artık hükümetlerde yoktu.

İkinci Cumhuriyet’in ilk on yılı, işgale son verilmesi ve bunun bir anlaşmayla garanti altına alınması çabalarına tanık oldu. Bu arada 1950’lerle birlikte, Avusturya’daki sınıf hareketi de cumhuriyet tarihinde örneğine az rastlanan önemli bir dönemece girdi. Çünkü, yeni hükümetin ilk icraatlarından biri, ücret artışlarının iki katı kadar fiyat artışı öngören bir tasarı hazırlamak oldu. 26 Eylül-6 Ekim 1950 arasında, büyük bir grev hareketi başladı. 120 bin işçinin katıldığı grev, “ABD işgal bölgesi”nde başlayıp yayıldı. İlerleyen günlerde, “SB işgal bölgesi”nde ağırlık kazandı. Bu bölgedeki grevin doruk noktası, 4 Ekim günü yaşandı ama, grev sonuçsuz kaldı. KPÖ’nün belirleyici rol oynadığı grevi, yönetimi sosyal demokratlarda olan zamanın ÖGB’si onaylamamıştı. ÖVP-SPÖ koalisyonu, “demokrasiye karşı darbe girişimi” şeklinde tanımlamıştı grevi. “SB işgal bölgesi yönetimi” de -başta ABD olmak üzere- ülkedeki diğer işgal güçleriyle karşı karşıya gelecek güçte görememişti kendini. Greve mesafeli durmayı tercih etmişti. KPÖ, ÖGB içinde bir Sendika Grubu oluşturdu. Grevin ardından, 85 komünist sendika yetkilisinin ÖGB’den atıldı. Fabrikalardaki binlerce komünist işçi “kınama cezası” aldı.

1951 başında 15. Parti Kongresi’ni gerçekleştiren KPÖ, 6 Mayıs günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimine Gottlieb Fiala ile katıldı ve topal 2019.969 (yüzde 5.12) oy aldı. İkinci turda ise SPÖ’nün adayı olan Theodor Körner’ı destekledi. Aynı dönemlerde, toplam 67 şirketteki iş konseyi seçimlerinde, KPÖ 157 (yüzde 28.5) sandalye kazandı. Parti, sıradaki genel seçimler için de çalışmalar yürütüyordu. 1952’de Linz’de “Halk Muhalefeti” adıyla bir ittifak oluşturuldu. SSCB, İngiltere ve Fransa’nın işgalin mali yükünü üstlendiği yıl olan 1953, işgal döneminin son seçiminin yapıldığı yıl da oldu. 28 Ekim 1953’te gerçekleşti. SPÖ, oy ve milletvekili sayısını artırırken; ÖVP, KPÖ ve WdU oy kaybı yaşadı. Fakat oy kaybına rağmen, birinci parti yine ÖVP idi. Milletvekili dağılımı şöyle gerçekleşti: ÖVP 74 (-3), SPÖ 73 (+6), WdU 14 (-2) ve KPÖ 4 (-1). KPÖ bu seçimlere, “Halk Muhalefeti” (VO) adlı yeni bir ittifak adı altında girdi. Önceki seçime göre aldığı oy yükseldi (228,159 oy ve yüzde 5,28 oy oranı), ama milletvekili dağılımına göre bu bir sandalyelik azalmaya tekabül etti. “ÖVP-SPÖ büyük koalisyonu geleneği” sürdü. Başbakan ÖVP’den Julius Raab olurken, yardımcılığını SPÖ’den Adolf Schärf üstlendi.

Savaştan sonraki bu üçüncü hükümet dönemi (1953-1956), “dörtlü işgal”in sonuna gelindiği dönem olacaktı. 1954’te yapılan Berlin Konferansı’yla, Avusturya ilk kez eşit koşullarda, işgal güçleri ile masaya oturdu. Ekim 1955’te, nihayet işgal kuvvetleri ülkeden çekildi.

“Soğuk Savaş” yıllarında KPÖ eriyor

“Soğuk Savaş’ın başladığı bir dönemde Avusturya’nın, sosyalist-kapitalist kamplar arasında “tarafsız kalması” koşulu, SB’ne ait bir koşuldu. Anlaşma, 26 Ekim 1955’de parlamentoda gündeme alındığında, “tarafsızlık” maddesine sadece “Bağımsızlar Birliği-WdU” karşı çıktı. Bu madde ve anlaşmanın tamamı, KPÖ’nün aktif rolü eşliğinde, ÖVP ve SPÖ tarafından da onaylandı. Fakat gün gelecek, “Soğuk Savaş“ doruğuna varacak ve KPÖ, “tarafsızlık politikası” dolayısıyla parlamentodaki diğer tüm partiler tarafından “vatana ihanet”le suçlanacaktı. Bu koşullarda, 13 Mayıs 1956’da yapılan seçimlerde, KPÖ’deki zayıflama sürdü, 194.438 oy (yüzde 4.44) oy aldı ve milletvekili sayısı 3’e indi. 82 (+8) milletvekili çıkaran ÖVP ve onu 74 (+1) milletvekiliyle takip eden SPÖ’nün koalisyonları devam etti. Aynı yıl Macaristan’daki SB müdahalesi, parti içinde bir krize yol açtı. Birçok yönetici ve üyenin partiden ayrılmasıyla sonuçlandı kriz. 1957’de yapılan 17. Parti Kongresi verilerine göre, üye sayısı 60.300’e kadar düşmüştü.

10 Mayıs 1959 seçimlerinde, parlamentodaki parti sayısı (ÖVP, SPÖ ve FPÖ olmak üzere) üçe düştü. KPÖ, 142.578 oy alarak barajın altında kaldı. Aldığı oy oranı yüzde 3.27, baraj ise yüzde 4 idi. Önce kabine ortaklıkları sona eren KPÖ, 14 yıl sonra Ulusal Meclis’in dışında kaldı ve bu konumu günümüze kadar süregeldi.[2] Tam 60 yıldır, KPÖ her genel seçime katılır, adı oy pusulalarında yer alır ama yüzde 4 barajını geçemiyor.

Avrupa’da 1960’ta AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) gündeme geldiğinde, KPÖ Merkez Komitesi, bu girişime karşı çıkan bir açıklama yayınladı. Aynı yıl, Moskova’da yapılan “Komünist ve İşçi Partileri Konferansı”na katıldı. Bu arada partideki çizgi tartışmaları alevlenmeye devam ediyordu. Parti, 1961’de 18. Parti Kongresi’ni gerçekleştirdiğinde, üye sayısı 42.500’e gerilemişti. Bu kongrede Paul Frischauer, KPÖ’nin “sosyal demokratikleşmesi” yönünde çaba gösterdi ama önerisi reddedildi. Franz Strobl, „Yol ve Amaç”ın (Weg und Ziel) editörü olarak emekli oldu ve “Avusturya’nın Anti-Revizyonist Komünistleri” (Rote Fahne) grubunu kurdu. (Bu grup daha sonra Marxistisch-Leninistischen Partei Österreichs – MLPÖ olarak devam etti politik faaliyetlerine.)

1962’de gidilen erken genel seçimde partinin aldığı oy, 135.520’ye (yüzde 3.04’e) düştü. 1965’te yapılan 19. Parti Kongresi’nde, Johann Koplenig dönemi kapandı, Franz Muhri parti başkanı seçildi. Üye sayısı 36.500’e düşmüştü bu dönemde. Varşova Paktı, 1968’de Çekoslovakya’ya müdahale ettiğinde KPÖ Merkez Komitesi bir kınama yayınladı ama partinin ağırlıklı gövdesi bu karara karşı çıktı. Parti içi sürtüşme ve saflaşmalar had safhalardaydı. Öyle ki 1966’daki genel seçimde, parti sadece Kuzey Viyana Seçim Bölgesi’nde kendi adaylarıyla seçime katılabildi. Ülkenin geri kalanında, SPÖ’ye oy verilmesi çağrısında bulundu. Kuzey Viyana Seçim Bölgesi’nde aldığı oy miktarı ise 18.636 (yüzde 0.41) oldu.

KPÖ, 20. Parti Kongresi’ni 1969’da yaptığında üye sayısı 33 bindi. Bu kongrede Ernst Fischer, partiden atıldı. “Reformcular” olarak tanımlanagelen Merkez Komite üyeleri, görevlerini bıraktı. Parti, bu yıl içinde yine Moskova’da gerçekleştirilen “Komünist ve İşçi Partilerinin Uluslararası İstişaresi”ne de katıldı. 1970-2017 arasındaki genel seçimlerde KPÖ’nün aldığı oy miktarı, oy oranı ve üye sayısını bir tabloda gösterelim:

Partinin mal varlığına el konuyor

1970’te, partiye bağlı yeni bir gençlik örgütlenmesi oluşturuldu: “Avusturya Komünist Gençleri“ (Kommunistische Jugend Österreichs – KJÖ). 1972’de ise “Komünist Öğrenciler Birliği“ (Kommunistischen Studentenverband – KSV) kuruldu. 1974’te, “Sol Blok Sendikacıları“ (Gewerkschaftlichen Linksblocks – GLB) adıyla yeni bir sendikal fraksiyon örgütlendi. 1975’te, “Avrupa Komünizmi“yle arasına sınır çeken KPÖ, 1982’de olağanüstü bir parti kongresi düzenleyip, “Avusturya’ya özgü sosyalizm” adıyla tanımlanan yeni parti programı kabul etti. GLBi 1989’da yapılan İşçi Meclisi (Arbeiterkammer-AK) seçiminde 16.695 oy alarak (yüzde 1.7’le) 4 temsilci çıkardı.

1990’da yapılan 27. Parti Kongresi’nde, Walter Silbermayr ve Susanne Sohn genel başkan seçildiler. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde, 25.682 (yüzde 0.55) oy alındı. Yönetim kadrosundaki son düzenleme uzun vadeli olamadı. 1991’de yapılan 28. Parti Kongresi’nde, Silbermayr ve Sohn ile Merkez Komitesi’nin üçte biri istifa etti. Ülke sözcüsü olarak Julius Mende ve Margitta Kaltenegger belirlendi. Walter Baier ise federal sekreter olarak seçildi. 1994’te Linz’de yapılan 29. Parti Kongresi’nde Walter Baier genel başkan seçildi. Aynı yıl, AB’ye katılımla ilgili yapılan halkoylamasında KPÖ “hayır“ oyu kullandı. Genel seçimdeki oyu 10 bine, AK’daki temsilci sayısı 1’e geriledi. 1945’ten beridir günlük yayınlanan parti gazetesi Volksstimme (Halkın Sesi), haftalık periyoda geçti.

1999’dan sonra, partinin oy oranında bir artış görülmeye başlandı. Bu artış 2002 seçimlerinde de devam etti. KPÖ asıl önemli çıkışını ise, 2003’te Graz’daki yerel seçimlerde yaptı. Yüzde 20.75 oyla, 12 iki temsilciye sahip oldu; 2 temsilci de şehir senatosuna gönderdi. Toplamı 165 olan bağlı belediye meclislerine ise 25 temsilciyle girdi. Aynı yıl 32. Parti Kongresi, iki ayrı oturumla gerçekleştirildi. İlk oturumda, partinin durumu sorgulandı. İkinci oturumda, genel başkan (Walter Baier) ve eşbaşkan (Petra Stöckl), 7 üyeli MK seçildi. Bir de partideki çözülmeyi hızlandıran bir karar çıktı bu yıl: Birleşen Almanya’nın Berlin Yüksek Bölge Mahkemesi, partinin mal varlığına el koyarak KPÖ’de istihdam edilen parti çalışanlarını işsiz bırakan, parti gazetesini (Volksstimme) haftalık da çıkamayacak konuma iten bir karar aldı.

2005’te, Steiermark’ta yapılan parti kongresinde, parti tekrar “eş başkanlar” sistemine geçti ve Melina Klaus ile Mirko Messner getirildi bu görevlere. 2012’deki kongrede, “eş başkanlık” bir kere daha terk edildi ve o yıldan günümüze kadar partinin Genel Başkanı, Mirko Messner’dir. Diğer partilerden farklı olarak, 29 Eylül’de yapılacak erken genel seçimde partinin 1. Sıra Adayı, Genel Başkan Messner değil, Vorarlberg bölgesinden Ivo Hajnal.

Volksstimme gazetesi ve festivali

Volksstimme Festivali’nin ortaya çıkışı, KPÖ’nün merkezi yayın organı Volksstimme (Halkın Sesi) gazetesiyle yakından ilintili. Bu gazete, 1919-1939 yılları arasında yayınlanan Roten Fahne (Kızıl Bayrak) adlı yayının devamı olarak, 5 Ağustos 1945’te yayın hayatına başladı. Viyana’da yayınlanan Volksstimme, Mart 1991 tarihine kadar günlük bir yayındı. 1994-2003 yılları arasında haftalık periyodlarla çıktı. 2009’dan beridir de aylık bir gazete.

Festivalin yıllık periyodlarla gerçekleştirilmeye başlandığı tarih ise, 1946 yılıdır. Gazeteyle aynı ismi taşıyan festivalin organizasyonunu da KPÖ ve bağlı kurumları yapıyor. Okullar açılmazdan önceki son hafta sonu yapılageldi çoğunlukla. Sadece birkaç yıl, Haziran ayının sonunda gerçekleştirildi bugüne kadar. İlk yıl, Wiener Praterstadion’da yapıldıktan sonra, Jesuitenwiese festivalin geleneksel alanı haline geldi.

(Devam edecek)


[1] Bağımsızlar Birliği, sonradan Avusturya Hürriyet Partisi-FPÖ adını aldı.

[2] 1986’da Yeşiller Partisi (Die Grünen) kurulana ve 8 milletvekiliyle parlamentoya girene kadar, bu “üç partili hal” devam etti.


Bu bölümde yararlanılan kaynaklar:
– Hüseyin Şimşek, Türkiye’den Avusturya’ya Göçün 50 Yılı, Belge Yayınları, İstanbul-2014
– de.wikipedia.org
– wien.gv.at
– kpoe.at

Vielleicht gefällt dir auch