İlk insan türü, Avrupa’da ortaya çıkmış olabilir

İnsan evrimine bakış açısında yeni tartışmalar yaratan bulgular elde edildi.

Viyana – Çevrimiçi gazetelerden Duvar’da, Tarkan Tufan’nın çevirisiyle “Bing Think”sitesinden aktarılan bir haber-yorumda, ilk insan türünün, bugüne kadar kabul görülenin tersine Afrika’da değil, Avrupa’da ortaya çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bugüne kadar elde edilen veriler ışığında Homo sapiens türünün ortaya çıkışı, birkaç on bin yıllık esneme payıyla 200 bin yıl öncesine dayandırılıyor. Söz konusu dönemin büyük kısmı, tarih öncesine ait. Yani, bilinmeyen bir zaman dilimi. Bilinenler, evrim kuramı ilkelerinden hareketle, fosil kayıtlarının çözümlenmesi sonucunda bir araya getirilenlerle sınırlı.

Öte yandan her yeni gün yapılan yeni keşifler söz konusu. Dolayısıyla, eski bilgilerin sürekli yeniden biçimlendirilmesi, daha önce düşünülmemiş sonuçlara varılması kaçınılmaz. Bilimsel ilerlemenin gereği. Şimdi farklı bir tartışma başlatan ise, Yunanistan’daki Nikiti şehrinde 90’lı yıllarda bulunan kemikler. Bir maymun türünden kalma bu çene kemikleri, 8 milyon yıl öncesine tarihlendi. Buluntular üzerinde çalışan araştırmacıların, şimdilerde tartışılmasına neden oldukları tez şu: Bu çene kemikleri, daha önce bilinmeyen bir türü işaret ediyor ve o tür, insanlığın en eski evrimsel kökenlerinden biri olabilir. Yani, insan türünün evrimine bakış açısında yeni değişimler gündemde.

Nikiti şehrinde bulunan ve hominin (insanımsı) bir maymuna ait olan üst ve alt çene kemiklerini yakın zamanda inceleyen araştırmacılar, Darwin’den günümüze dek süregelen bilimsel fikir birliğini alt üst edecek olasılıklar sıralamakta. Bu teze göre, insan türünün atalarının Afrika’ya göç etmezden önceki bir dönemde Avrupa’da ortaya çıkmış olabilir.

Araştırmanın seyri ve yeni sonuçlar

Bilim insanları, ilk önceleri söz konusu dişlerin soyu tükenmiş Avrasya maymunlarının bir türü olan Ouranopithecus’a ait olduğunu düşündü. Toronto Üniversitesi’nden antropolog David Begun ve araştırma grubu, çene kemiklerini tekrar inceledi. İlk tanımlamanın hatalı olduğunu, küçük azı ve köpek dişlerinden yola çıkarak, bu maymunların daha önce bilinmeyen bir proto-hominin (erken-insanımsı) tür olduğunu savlıyor. Bu proto-homininler, aynı araştırma grubunun 2017’de erken döneme ait bir hominin olarak tanımladığı diğer bir Avrupa büyük maymun türü olan Graecopithecus’un evrimsel atalarıydı. Graecopithecus türü, 7.2 milyon yıl önce güneydoğu Avrupa’da yaşamış varsayılıyor. Öyleyse, bu homininler 7 milyon yıl önce Avrupa’daki evrimsel gelişiminin büyük oranda tamamlayıp Afrika’ya göç etmiş olmalılar.

David Begun varsayımlarını başka bulgulara da dayandırıyor aslında. Bir zamanlar güneydoğu Avrupa’nın zürafa ve gergedan gibi hayvanların atalarının işgali altında olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Günümüzde Afrika’da gördüklerimizin çoğunun, burada bulunan fauna ile aynı olduğu konusunda geniş çapta fikir birliği var. Antiloplar ve zürafalar 7 milyon yıl önce Afrika’ya gidebilmişse, maymunlar neden aynısını yapmış olmasın?” İkili bir makalede de, “20 yıl önce Almanya’da bulunan bu örnek (fosil) yaklaşık 16.5 milyon yaşında; yani Doğu Afrika’da bulunan benzerlerinden neredeyse 1.5 milyon yıl daha eski. Bu örnek, büyük maymun ve insanların kökeninin başlangıçta Afrika’da değil Avrasya’da ortaya çıktığını gösteriyor,” diyordu ortağıyla.

İki farklı model var elde

Charles Darwin’den sonra çok sayıda yeni fosil gün yüzüne çıkarıldı. Genetik alanında yeni keşifler yapıldı. İnsan türünün ortaya çıkışının Afrika’ya dayandırılan öykünde, 1871’den bugüne birçok güncelleme gerçekleşti. Gelinen aşamada, elde iki farklı model var: “Afrika’dan çıkış” ve “çok bölgelilik” kuramları. İlk kuramın esası, tüm insanlığın beşiğinin Afrika olduğuna dayanır. İkinci kuramın temel tezi, insan türünün farklı bölgelerde birbirine paralel olarak geliştiği şeklindedir. Mevcut durumda, bilim insanları arasında rağbet gören ise, bu ikinci kuram.

Kaynak: www.gazeteduvar.com.tr

Vielleicht gefällt dir auch