Newroz pîroz be!

“Yeni gün” olmasının asıl nedeni, 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşit olmasının yanısıra, ilkbaharın kendisini gösterdiği gün veya hafta olmasından dolayıdır.

Viyana – Nûroj, Newroz, Nouroz… “Nû”, yeni; “roz” ya da “roj”, gün anlamındadır. Kelimeleri birleştirecek olursak, “yeni gün” anlamı çıkar ortaya. “Yeni gün” olmasını asıl nedeni, 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşit olmasının yanısıra, ilkbaharın kendisini gösterdiği, doğanın kış mevsiminden sonra ilkbahara dönüştüğü gün veya hafta olmasından dolayıdır.

Elbette siyasal efsaneleri ve mitleri de var Newroz’un. Çünkü, siyasal kararların harekete geçirildiği bir dönemdir de bu mevsim. Mevsimsel olarak da uygundur yani. Kış mevsiminin zor ve ağır şartlarında insan gücüne dayalı savaşlar çok mümkün değildir. Dinlenme döneminden sonra, harekete geçmek hazırlıkları yapmaya en uygun dönem, yine ilkbahardır. Bu nedenle, mitolojik kahramanlar da doğal olarak bu mevsimi, bu tarihi tercih etmiş olabilirler.

Kürtler, Farslar, Afganlar, Ruslar, Kafkas halkları, Balkanlar, Voralbergliler vs bu dönemi “yeni gün” adıyla kutluyorlar. Türkiye sınırları içinde kalan Kürtler, daha çok siyasallaşmış Newroz kutlamalarını tercih eder. Farslar, daha çok kapalı ortamlarda kutlar ve bir hafta boyunca Newroz seromonisi gerçekleştirirler. 21 Mart’tan bir hafta önce başlayan bir hazırlık vardır ve özellikle “hayatın  anlamı”nı çağrıştıran “s” harfiyle başlayan 7 farklı baharatla masalarını donatırlar. Aynı şekilde “s“ harfiyle başlayan 7 meyveli kokteyl yaparlar.

Kürtler, bilinen en tarihsel haliyle bu tarihte en alımlı kıyafetlerini giyer, mutlaka doğayla bulaşacakları alanlara çıkar, gün boyu “govend” (halay) çekerler, ateş yakar ve üzerinden üç kez atlayarak, kendileri için dilekte bulunurlar. Gençler birbiriyle tanışırlar ve akşam da yüksek alanlara çıkar meşaleli görkemli ateşler yakarlar. Bu şekilde, gündüz, geceye de taşınmış olur, aydınlık karanlığın içinde görünür olur.

Solda: Vorarlberg’deki Funkenfeuer kutlamalarından bir görüntü. Sağda: Irak Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki Akre şehrinden bir kutlama.

Benim için işin ilginç bir yanı var. Yukarıda Vorarlberg’i de andım. Bununla ilgili bir anımı buraya aktarmak istiyorum.

2012 yılında, 21 Mart’ta Viyana’da tesadüfen Kahlenberg tarafına yolum düştü. Bir baktım, çoluklu çocuklu bir kalabalık, tepeye doğru keyifle yürüyor. Belli ki kutlama yapıyorlar. Daldım aralarına ve sordum nedir, ne kutlanıyor diye. Orta yaşlarında bir adam, yeni mevsimin baslangıç kutlanmasının hazırlıklarını yaptıklarını ve akşam da görkemli ve yüksek ateşin yakılacağını söyledi.

Kulaklarıma inanamamıştım. Avrupa’da çakmak yakılırken, alevinin bile kısık tutulduğu bir yerde hem de Viyana’nın Kahlenberg tepesinde, ormanın içinde yüksek ateş! Söylediklerinde ciddi olup olmadığını anlamak için, bekledim orada. Birkaç saat sonra beklenen an geldi. İtfahiyenin hazır bulunduğu ve tam güvenliğin sağlandığı bir ortamda, odunlardan yapılmış, üç adet yüksek kule, benzin dökülerek aynı anda tutuşturuldu. Bir coşku, bir haykırış, bir sevinç… Anlatılır gibi değil. Resimlerini çektim. Sanırım ben bunu, Kürdistan’da bile bu denli coşkulu bir ateşle kutlayamazdım.

Vorarlberg, Lichtenstein, İsviçre, Allgau, Tiroler Oberland’da bu kutlamaya  “Funkenfeuer” deniyor. Yukarıda anlattıklarıma benzer şekilde doğanın ilkbahara hazırlandığı, kışın kötü atmosferinin, kötü ruhunun artık geride bırakıldığının çagrışımını yapıyor. UNESCO 2010 yılında Vorarlberg’in bu kutlamalarını, Avusturya’nın “maddi olmayan kültürel mirası” statüsüne aldı. Yine UNESCO, 2010 yılında, Newroz’u “uluslararası maddi olmayan kültürel miras” statüsüne aldı.

Bahar, buluşma, eğlenme günü Newroz’unuz kutlu olsun!

rohatmiran@hotmail.com

Vielleicht gefällt dir auch