METİN CAN

Salzburg’ta Dersim’i anımsamak!

UNESCO-Dünya Hazinesi kapsamına alınmış Hallstatt –Dachstein / Salzkammergut’un en nadide halkalarından biri. Dağları, vadileri, zorlu kışıyla Dersim’i anımsattı bana. Sürgünler de görmüş. Ama orada acılar “tarih” olmuş.

Bir grup arkadaşla, birkaç günlüğüne Filzmoos’taydım. Her taraf kar altında. Bölgedeki karın kalınlığı, bir metrenin üzerinde. Orada kaldığım günler boyunca, doğduğum coğrafyayı anımsatıp durdu bana Filzmoos. Dağları, vadileri, zorlu kışıyla. Bu harikulade yerleşim yerinin kar altında kaldığı, ama güneşli geçen günlerindeydik. Orada güneş, sadece usul usul karı eritmekle kalmadı, aynı zamanda içimizdeki stresi de kar sularına katıp uzaklara akıttı.

Filzmoos, (dışarıdan gelen çoğu insanın sandığı gibi Steiermark eyaletine değil) Salzburg eyaletinin St. Johann ilçesine bağlı bir yerleşim yeri. İçinde yer aldığı eyaletin doğusunda, komşu Yukarı Avusturya (Oberösterrich) ile Steiermark eyaletlerinin sınırlarına çok yakındır. Farklı bir deyimle, üç eyaletin kesiştiği üçgende. 2018 resmî verilerine göre 1.400 küsür nüfusa sahip. Filzmoos, Salzburg’un küçücük ama oldukça değerli bir “parça”sı. UNESCO-Dünya Hazinesi kapsamına alınmış Hallstatt-Dachstein/Salzkammergut’un en nadide halkalarından biri.

Filzmoos, sadece çobanların girebildiği, yaşadığı bir diyardı

Bu yerleşim yerinin resmî belgelerde yer almaya başladığı ilk tarih 1333 ve o zamanki adı “Viltmoos”. Bu ismi oluşturan iki sözcükten “Vilt”, “yabani” ya da “vahşi” anlamındaki “Wild”in bölge dialektindeki hali olabilir. 6. Yüzyıl’dan itibaren yörede hakim olmuş Slavlar veya Bavyeralılardan kalma bir ad olma ihtimali de var.

Bugünkü adını oluşturan sözcükler ise, “keçe” (Filz) ve “yosun” (Moos) anlamlarının birleştirilmiş hali. Görünen o ki her iki isme, yani “yabani yosun” ve “keçe yosun”a da yörenin coğrafik ve iklimsel özellikleri kaynaklık etmiş. Belediye sınırları dışında kalan ama burnunun dibinde sayılacak kadar yakın olan Dachstein dağına yürüme mesafesinde bulunan Filzmoos, vakti zamanında çok yosunlu bir bataklık bir vadiymiş. Öyle ki sadece çobanlar girebilirmiş oraya ve orada yaşarmış.

Geçmişte, yoğun bir maden işletmeciliğine de mekân olmuş Filzmoos’tan yıllarca gümüş, bakır, demir, arsenik, kurşun ve çinko çıkarılmış bol miktarda.

Filzmoos da sürgünler görmüş bir diyar ama

Filzmoos, sürgünler de görmüş. (Aklıma, Dersim sürgünleri geliyor hemen.) 1731 -32’de, Salzburg Protestanları sınırdışı edilirken, Filzmoos,  nüfusun yarısından fazlasını kaybetti. Sürülenler ağır acılar çekmiş. Zamanın egemenlerinin merkezi düzenlemesi sonucu eksilmiş olarak kalanlar, boşaltılıp viraneye çevrilmiş bir diyarda, ayakta kalmanın sıkıntılarını yaşamış.

Bize bu güzellikleri yaşatan, bu huzuru veren Filzmoos’un hakkını vermek için, onu tanıtmak bir boyun borcuydu artık. Uzak geçmişinde, şaşılacak derecede doğduğum coğrafyayla (Dersim’le) benzerlikler de bulmuştum üstelik. Tarihin derinliklerine havale edilmiş acılar, sıkıntılar yaşanmıştı buralarda da. Doğduğum coğrafyanın farkı, yüzyıllara yayılmış o acıların, sıkıntıların dinmek nedir bilmiyor ve hâlâ yaşanıyor olmasıydı.

………………………………..
metin.can@gmx.at

Fotogralar için bkz: https://youtu.be/yt_buhgzLEg

Vielleicht gefällt dir auch