Thomas Schmidinger | Sorunlu bölgelerde tur dönen bir akademisyen

O, bir sosyalbilimci, sosyal ve kültürel antropolog. Akademisyenliğinin yanı sıra bir aktivist. Uzmanlık alanları: Orta ve Yakın Doğu, Arap Yarımadası, Politik İslam, anti-semitizm, göçmenler, azınlıklar, devlet ve din, başarısız devletleşmeler…

HÜSEYİN A. ŞİMŞEK

Viyana – Avusturya’nın en batıdaki eyaleti Vorarlberg’in Feldkirch kentinde, 1974’te dünyaya geldi. Avusturya’nın, İsviçre ve Liechtenstein’le sınırını çizen o bölgede, Feldkirch kentinin Liechtenstein’la sınır olan Tisis semtinde büyüdü. Baba tarafından geniş aile, Salzburg ve Kärnten eyaletlerini Avusturya Alpleri’nin zirvelerinden birleştiren yol kavşaklarında yerleşikti! Bu yüzden çocukluğunda, Salzburg eyaletinin Zell am See (Pinzgau) belediyesine bağlı Fusch köyünde de çok zaman geçirdi. Öğretmen olan baba, görev dolayısıyla Feldkirch’e taşındı gün geldi. Kendisi gibi öğretmenlik yapan genç bir kızla evlenip kaldı orada. Çiftin, iki erkek çocuğundan biri, Thomas Schmidinger oldu.

Thomas Schmidinger, Feldkirch’te ilk ve orta öğrenimini bitirip, 1988’de HTL Rankweil (Höhere Technische Lehranstalt Rankweil) adlı sanat lisesinin telekomünikasyon bölümüne devam etti. 1990’da, bu okulun diplomasını almadan, bir iletişim kolejine geçti ve 1993’te mezun oldu. 1995’te üniversite giriş sınavını kazanıp, öğrenci olarak Viyana’ya geldi. Viyana Üniversitesi’nin sosyal bilimler, sosyal ve kültürel antropoloji bölümlerini, 2003’te bitirdi. Doktora tezini ise 2014’te tamamladı. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni, birçok yan eğitim alması ve çok sayıda ilgili projede çalışmaya başlamasıydı. 2005’ten sonra, çok yoğun olarak dil öğrenme kurslarına devam etti mesela. Rusça, Farsça, Arnavutça, Kürtçe-Kurmanci, Türkçe, Sırpça ve Hırvatça öğrenmeye çalıştı. Yanı sıra, Viyana Üniversitesi tarafından 2007’de başlatılan “Sudan, Irak ve Kosovo Örneklerinde Başarısız Devlet Teorileri” başlıklı bir projede çalıştı.

O artık alanında uzman bir sosyalbilimci, sosyal ve kültürel antropolog. Uzmanlık alanları, “Orta ve Yakın Doğu, Arap Yarımadası, Politik İslam, anti-semitizm, göçmenler, azınlıklar, devlet ve din, başarısız devletleşmeler”, şeklinde tanımlıyor. Ama akademisyenliğinin yanı sıra, bir aktivist de.

Henüz bir üniversiteliyken

Henüz üniversite öğrenimi devam ediyorken, 1998 yaz tatilinde, Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitti. Orada, Uluslararası Dil Enstitüsü’nde Arapça kursu aldı. 2000 yılı yazında ise, aynı amaçla Tunus’taydı bu kez. “Tunus Üniversitesi çatısı altında bulunan Bourguiba Enstitüsü’nde, Arapçamı geliştirmeye çalıştım”, diyor. Bir sonraki yaz (2001’de) İstanbul’daydı. Ankara Üniversitesi’ne bağlı çalışan, İstanbul’da da şubesi bulunan TÖMER-Dil Enstitüsü’nde Türkçe eğitimi aldı. Aynı yılın Eylül-Ekim aylarında, İspanyolca öğrenmek için Guatemala’ya gitti.

Henüz bir üniversite öğrencisiyken, alanıyla ilgili katılmaya başladığı araştırma projelerini ise, kronolojik olarak şöyle sıralıyor Schmidinger:“Kendi alanımdan katıldığım ilk proje, 2001’de gerçekleşti. Bu proje için Mart-Haziran ayları arasında Mısır ve Sudan’da kaldım. Ama aslında, alanımla ilgili çok daha yoğunluk kazanan uluslararası yolculuklarım oldu. 1998’den itibaren Suriye, Lübnan, Libya, Mısır, Ürdün, Türkiye, İran, Irak, Filistin, İsrail gibi ülkelere gittim ve farklı sürelerle kaldım oralarda.”

“Parlamento yasağı” almış bir eylemci genç

Meslekî uğraşılarından önce, gençliginde içinde yer aldığı sosyal, siyasal faaliyetlere değinelim istiyorum. “15 yaşımdan beridir sosyal ve siyasal faaliyetler içindeyim”, diyen Thomas Schmidinger, Pangea Gençlik Girişimi (Jugendinitiative Pangea) ve Yeşil Alternatif Gençlik (Grünalternativen Jugend) gibi derneklerde aktif olarak yer alır. Solcu, doğa dostu ve anti-faşist gruplaşmalardır bunlar. 1994’ten 1996’ya kadar, Yeşil Alternatif Gençlik’in ilk ve tek federal koordinatörüydü. 1996 sonbaharından sonra, eyaletteki çok sayıda sol projede, “partisiz bir birey” olarak yer aldı.

Dönemin ses getiren protesto eylemlerinden birini, şöyle anlatıyor: “Anti-ırkçı çalışmalarımızdan biri de Marcus Omofuma’nın ölümü ile ilgili olanıydı. 1999’da, dönemin İçişleri Bakanı Karl Schlögl parlamentoda konuşma yaparken, Omofuma’yla ilgili el ilanları dağıtarak konuşmayı protesto ettim. Bana, bir yıl boyunca ‘parlamento yasağı’ yaptırımı uyguladılar. Aynı dönemde birkaç kişiden oluşan bir gençlik grubu olarak, Vorarlberg lehçesiyle öyküler, şiirler yazdık ve bunları kurduğumuz korsan radyolarda yayınladık, okuduk.”

Peki, bu çok faal olunan dönemde, Türkiye kökenli sol, sosyalist kişi ve kurumlarla bir buluşması, tanışması, ortak çalışması olabilmiş miydi? “Vorarlberg, çok muhafazakar bir eyalet”, diyor Schmidinger. “Göçmenler arasında sol, sosyalist insanlar çıkması bizim için önemliydi. İlk tanıştıklarım Ali Gedik, Şenol Akkılıç gibi solcu gençler oldu. O zaman Vorarlberg’de yaşıyorlardı, şimdi onlar da Viyana’da. Grup ya da dernek olarak Partizan, Bolşevik Partizan, TKP taraftarları vardı. Bunların devam ettiği bir dernek de kurulmuştu. Ben anarşist bir çizgideydim, ama hepsiyle çok yakınlaşmıştık. Sonra Kürtlerle tanışmaya başladım. Şivan Perwer başta olmak üzere, Kürt sanatçıların Vorarlberg’de yapılan bütün konserlerine katıldım. Kürtçe, erken yaşlarda ilgi alanıma giren dillerden biriydi. Ama bu dili öğrenmeyle ilgili daha ciddi çabam, sonraki yıllarda Viyana Üniversitesi’nde verilen kurslar sayesinde olacaktı. Türkçe’yi ise daha Vorarlberg’deyken VHS’deki (Yüksek Halk Okulu) kurslara devam ederek öğrenmeye çalıştım.”

Türkiye kökenliler dışında, başka hangi göçmen kurumlarla sosyal, siyasal çalışmaları olduğunu da merak ediyorum doğal olarak. 2002’de Viyana’da, “Batı Papua Dayanışma” adıyla bir inisiyatif başlattıklarını anlatıyor. Ayrıca Context XXI dergisi çıkarılıyorken, aynı adla bir radyo programı da hazırlanır ve Schmidinger de ekibin içindedir. “Çok sayıda Orta Doğulu entellektüelle tanışma ve iş yapma olanağım oldu. Sudan, Türkiye, Kürdistan başta olmak üzere. ‘Teknotratlara Karşı Eksenler’ adlı radyo programı dolayısıyla ‘Eduard Ploier Ödülü’ de aldık. 2003’te, Irak’ta faal olan LEEZA adlı yardım kuruluşunun kurucuları arasında yer aldım. 2004’te, Sudan’dan Avusturya’ya sürgün gelenlere yönelik NGO Nil-Donau girişimimiz oldu”, diyor.

Meslekî mesai sayılan ilk uğraşlar

Eğitimini aldığı alanda öğrencilik yıllarında başlayan Thomas Schmidinger,2000-2001 yılları arasında, Context XXI adlı dergide, koordinasyondan sorumlu redaktör olarak çalıştı. Viyana’daki MAK Müzesi’nde, 2002’de “DÜĞÜM: Simetrik-Asimetrik Oryantal Koleksiyon” adlı bir sergi düzenlendiğinde, bu serginin, internet üzerinden yayımlanan kataloğunun yazarlarından biri olarak görev yaptı. 2002-2004 arasında, Göçün 40. Yılı adlı ve yaklaşık bir yıla yayılan etkinliklerden oluşmuş serginin hazırlanmasında, tanıtımında çalışanlar arasında yer aldı. 2004’te, bir yıl önce mezun olduğu üniversitede, öğretim görevlisi olarak işe başladı. “Ama bu benim tek işim olmadı”, diyor ve devam ediyor: “Çünkü, üniversite öğretim üyeliği, yarım zamanlı bir işti. Yanı sıra, Caritas’ın Wr. Neustadt kentindeki şubesinde, ilticacılara yönelik bir projede görevliydim ve bu 2007’ye kadar devam etti.” 2011’den itibaren, Viyana Üniversitesi‘nin yanı sıra, doğduğu eyelat Vorarlberg’deki bir yüksek okulda sosyal çalışma alanıyla ilgili dersler vermeye başladı. Aynı dersleri, 2016’dan itibaren Linz’deki bir okulda da verir oldu. Thomas Schmidinger, yine 2016’dan beridir Hukuk ve Kriminal Sosyoloji (Institut für Rechts- und Kriminalsoziologie) adlı kurumda çalışıyor. “Mesaili iş olarak, bunların dördü var. Hepsi yarım zamanlı veya proje işler yani”, diyor.

Burada bir parantez açıp, Kürtlerle ilgili yapılan bir dizi çalışma hakkında ayrıntılı bilgi vermesini rica ediyorum. Kürtler ve Kürtçe’yle Vorarlberg’de tanışan ama her iki alana yönelik çalışmalarına da Viyana’da başlayan Schmidinger, şunları aktarıyor:  “2005’te Avusturya-Kürt Toplumu Bilimsel ve Kültürel Alışveriş Derneği (Österreichisch-Kurdischen Gesellschaft für Wissenschafts- und Kulturaustausch) kuruldu Viyana’da. Kurucuları arasında ben de vardım. Ama yapılan çalışmaların içeriği ve organizasyonu konusunda yaşadığımız fikir ayrılıklarından dolayı, istifa ettim. 2011’de, başka bir grup arkadaşla birlikte, Avusturya Kürdolojiyi Destekleme Derneği/Avrupa Kürt Araştırmaları Merkezi (Österreichischen Gesellschaft zur Förderung der Kurdologie / Europäisches Zentrum für kurdische Studien) adlı dernek kurduk. 2013’te, bu kurumun çatısı altında yaptığımız araştırmaları (Viyana Kürt Araştırmaları Yıllığı / Wiener Jahrbuch für Kurdische Studien) ‘yıllık kitap’lar şeklinde yayınlamaya başladık.”

Sözü, akademik iş kapsamında devam eden ve planlanan diğer projelere getiriyorum. Thomas Schmidinger, Avusturya’daki ilticacı Çeçenlerle ilgili yaptığı çalışmalardan başlıyor anlatmaya: “Geçmişte, Çeçenlere yönelik bir araştırmam olmuştu. Çeçenistan’a kadar gitmiştim de. Şimdi, Avusturya hapisanelerinde bulunan cihatçılarla ilgili bir araştırma yapmak istiyorum. Kriminal sosyoloji kapsamında, Veronika Hoflinder ile birlikte, içerdeki cihatçılarla görüşmeler gerçekleştirdim. Bunun yanı sıra, Irak’taki dinî azınlıklarla ilgili bir araştırmamız var. ABD’deki bir üniversite, Duhok Üniversitesi’yle korperasyon yapıyor bu konuda. Duhok’ta bir konferans yapılacak ve sonra da İngilizce ve Arapça olmak üzere, kitap şeklinde yayımlanacak. Kitap olarak yayınlatmayı düşündüğüm iki araştırmam daha var. İlki; Avusturya, Macaristan ve Bosna’daki İslam ve Müslümanlarla ilgili. İkincisi; Arap Alevileri (Nusayriler) üzerine, İngilizce bir kitap çalışması. Ağırlıkla, Avusturya’da yaşayan Arap Alevileri’nin anlatıldığı derleme bir kitap.”

Bu yoğun tempo içinde kaç kitaba yer açılabildi?

Thomas Schmidinger,ilk kitabını 2004’te yayınladı: Sudan’da İşçi Hareketi (ArbeiterInnenbewegung im Sudan). İkinci kitabı, 2014’te çıkan Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim (Krieg und Revolution in Syrisch-Kurdistan) oldu. 2015’te Cihatçılık (Jihadismus) adlı üçüncü kitabı çıktı. “Ortak çıkardığımız kitaplar da var tabii”, diyor ve devam ediyor: “2002’de, Mary Kreutzer ile Barışın Yenilgileri (Niederlagen des Friedens) adlı ortak kitabımız çıktı. Guatemala ve El Salvador’daki barış girişimlerini anlatan söyleşiler üzerine kurulu bir çalışma. İkinci ortak kitap, Bu Bir Teokrasi Değil (Dies ist kein Gottesstaat) oldu. Bu kitapta yer alan diğer yazar arkadaşlarım Eva Pentz, Georg Prack ve Thomas Wittek’ti.”

Türkçe’ye çevrilip Türkiye’de yayımlanan ilk kitabı, “Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim” adlı çalışma oldu. “Rojava’dan Sesler, Analizler” alt başlığını taşıyan bu kitap, Sevinç Altınçekiç’in çevirisiyle Yordam Kitap tarafından Mayıs 2015’te yayınlandı. Ocak 2016’da, kitabın genişletilmiş ve güncelleştirilmiş ikinci baskısı yapıldı. Schmidinger bu kitap çalışmasıyla, “Mazlum Bagok Kürt Gazetecilik Ödülü” aldı.

Schmidinger, kitap çalışmalarının yanı sıra, film alanına da el atmış bir akademisyen. Kendisinden dinleyelim: “İlk film, bir ortak çalışmaydı. Bütün Saldalyelerin Arasında – Gazeteci Karl Pfeifer‘nın Yaşam Yolları / Zwischen allen Stühlen – Lebenswege des Journalisten Karl Pfeifer) adını taşıyor. Bir de bana ait, Amûdê’ye Dönüş / Rückkehr nach Amûdê adlıbir film projesi gerçekleşti.”

Schmidinger: “İşimden çok memnunum”

Birçok insan için ne yazık ki pek de geçerli olamayan bir memnuniyet içinde olan Thomas Schmidinger, “büyük bir heyecanla yapıyorum işimi”, diyor. Kendisiyle ilgili ilginç bir ayrıntı daha veriyor bu konuda: “Hep yıllık anlaşmalarla çalışmayı tercih ettim bugüne kadar. Daha serbest oluyorum çünkü. Daha özgür, daha mobil davranabiliyorum. Şefim yok. Viyana Üniversitesi’yle de Vorarlberg ve Linz’deki okullarla da her sömesterde yenileriz anlaşmalarımızı. Bu sayede konferans, seminer gibi çalışmalar yapmak üzere seyahat ettiğim ülkelerin sayısı çok kabarık. Şubat 2016’da, Ankara Mülkiye’de konuk öğretim üyesi olarak bu koşullarda çalışabildim örneğin.”

Anne ve babası, çoktan emekli olmuş ve hâlâ Feldkirch’te yaşıyor. 2007’de evlenen Thomas Schmidinger, Viyana’da bir yuva sahibi. Eşi, Caritas’ta proje yönetmeni olarak çalışıyor. Henüz çocukları yok.

02-01-2019

Vielleicht gefällt dir auch