Tsatsiki Connection | Cacık tılsımlı 16 yıllık müzikal bağ

Tsatsiki Connection müzik grubu, 2003’te, üç farklı ülke kökenli dört göçmen tarafından kuruldu. Hâlâ sahnelerde. Grup, yarın Theater am Spittelberg’de sıradaki konserini verecek.

TW Görüşme – Arka planlarında göçmenlik olanların Avusturya’daki en eski ve hâlâ sahnelerde olan en uzun ömürlü müzik gruplarının başında Tsatsiki Connection gelir. İçinde Türkiye kökenlilerin de yer aldığı bu kadar eski ve uzun ömürlü ikinci bir müzik grubu yok aslında. Sıradaki konserlerini, yarın Viyana’da bulunan Theater am Spittelberg’de verecekler. Bugün Toter Winkel’e tüzel sahiplik yapan Hallac Medien, 2007 – 2013 yılları arasında Yol Tv’ye yayınlanan 100 kadar program yaptığında, ilk konuk ettiği müzik grubu Tsatsiki Connection olmuştu. Grubun o dönemdeki ekibi Lakis Jordanopoulos, Hakan Gürses, Herwig Thoeny ve Yıldırım Fakılar’dan oluşuyordu. Şu andaki ekip ve gruptaki görev dağılımı ise şöyle: Lakis Jordanopoulos (vokal, gitar), Hakan Gürses (vokal, bouzuki, ud), Herwig Thoeny (kontrabass, vokal) ve Mehmet Emir (perkussion).

Grup Tsatsiki Connection’nın yarınki konseri vesilesiyle, Hallac Medien’in arşivindeki görüşmeyi, hem yazılı hem de görüntülü olarak Toter Winkel okurlarıyla da paylaşmak istedik. Söz konusu dönemde, Hallac Medien’in yayın ekibinde Hüseyin A. Şimşek, Seher Çakır, Sami Ercan ve Ufuk Duygu Fırat yer alıyordu. Grup Tsatsiki Connection röportajı da bu ekip tarafından yapılıp ekranlara taşınmıştı. Görüşmenin, Lakis Jordanopoulos ve Hakan Gürses’in grubu ve müziklerini anlattıkları bölümlerini, yazılı olarak da vereceğiz. Görüntülü vereceğimiz bölümler, daha çok gruptakilerin bundan 12 yıl önceki hallerini anımsama ve anımsatmaya yönelik ve müzikli olacak.

Hallac Medien arşivinden – 2007.

Sanatçılarla görüşmeyi gerçekleştiren Hallac Medien ekibinden Seher Çakır, öncelikle iki sanatçının kendilerini tanıtmalarını istiyor. Hakan Gürses’ten başlıyor.

Hakan Gürses kimdi, bugüne (2007 yılına) kadar neler yapmıştı?

Hakan Gürses: Hakan Gürses, aslında Türkiye’de bir türkücünün adı. Bu bir isim benzerliği, ben o Hakan Gürses değilim. Ben 26 yıldır Viyana’da yaşıyorum. Buraya öğrenci olarak geldim, sonra kaldım. Bütün öğrencilik yıllarımda müzikle de uğraştım bir taraftan. Biraz kendimi fianase etmek için, biraz da sevdiğim bir uğraş olduğu için. Şu an, yetişkinlere siyaset eğitimi veren bir kuruluşta çalışıyorum. Viyana Üniversitesi’nin Felsefe Bölümü’nde ders veriyorum. Bir de müzikle uğraşıyorum. Yani, müzik artık biraz hobi gibi oldu.  

Lakis Jordanopoulos kimdi, bugüne (2007 yılına) kadar neler yapmıştı?

Lakis Jordanopoulos: Avusturya’ya Yunanistan’ın Selanik şehrinden geldim. 1971’den beridir Avusturya’dayım. Göçmenlik için, 36 yıl uzun bir süre. (Bugün 48 yıl olmuş bulunuyor. –TW) Vatan arayışı, sürekli bir arayıştır. Böyle düşünüyorum. Ayakkabınızla bastığınız yer arasında küçük de olsa hep bir boşluk vardır. İlk yıllarda bu boşluk büyük oluyor. Zamanla küçülüyor.

Tsatsiki Connection müzik grubu ne zaman kurulmuştu ve Hakan Gürses ne zamandan beridir bu ekibin içindeydi?

Hakan Gürses: Bu grubu, dört yıl önce kurduk. Aslında bu grup, daha büyük bir grubun, Lakis & Achwach adlı grubun elamanlarından oluşan bir grup. O grup, biraz elektro gitarlarla çalan bir grup ve biraz fazla büyüdü. Birincisi, böyle küçük lokallerde çalmak pek mümkün olmuyor. İkincisi, bizim o daha eski sesimize, tınımıza alışmış olan dinleyiciler pek uygun bir müzik değil. Daha gençlere seslenen bir grup haline gelmeye başladı. Biz yaşlandık bu arada. Dolayısıyla dedik ki eski çaldığımız tarzda, o zaman bizi dinlemi olan ama belki de şimdi de dinlemek isteyen bir gruba, bir dinleyici kesimine seslenelim diye bu grubu kurduk ve adını Tsatsiki Connection koyduk. Yani, “Cacık Bağlantısı”. Öbür gruptan farklı olarak burada daha çok rembetiko denilen, Türkiye’deki dinleyici ve izleyicilerin tanıdğını tahmin ettiğim, Yunanistan’da (özellikle Anadolu bağlantılı olan) bir müziği icra ediyoruz. Bu arada, kendimiz de bir takım şarkılar yapıyoruz. Onları da çalışyoruz. Ama o tarzda, rembetiko tarzında. Evet, bu grup Lakis & Achwach grubundan ayrılan bir grup, onun yanı sıra, paralel olarak (Lakis & Achwach da sürüyor hâlâ) kuruldu.

Müzik grubu Tsatsiki Connection’ı kurdunuz. Bu grup çalışması, ayağınızın yere daha iyi basmasında yardımcı oluyor mu?

Lakis Jordanopoulos: Tabii ki geldiğiniz ülkelerin müziğini yaptığınızda, ayağınızın yere basması konusunda bu biraz faydalı olur. Ama aslına bakılırsa bu, insanın kendisiyle olan mücadelesiyle ilgilidir.

Seher Çakır (solda) ve Lakis Jordanopoulos (sağda). Foto: Hallac Medien (2007)

Grubunuz, üç ayrı ülkeden gelen göçmenlerden oluşuyor. Nasıl gidiyor birlikte çalımak?

Lakis Jordanopoulos: Tek bir sözcükle söylememi ister misiniz? Çok ‘doğal‘.

Hakan Gürses uzun müzik yolculuğu sırasında başka kimlerle, hangi gruplarla birlikte sahne almıştı 2007’ye kadar?

Hakan Gürses: Farklı dönemlerde, farklı müzisyenlerle farklı müzik tarzları çaldım. Bir dönem Lena Rothstein’le seferat müziği yaptım. Bir dönem, Türkiye’den buraya gelen insanlarla (bir hayli de oldu 1985 yılında) Aşure Grubu’nu kurduk. Orada çaldım. Kendi başıma da çaldım, kendi şarkılarımı daha çok ya da bizim halk türkülerini gitarla çalıp kendim söyledim. Bundan birkaç yıl önce, Yuhan Aruhaz’la birlikte bir ikili kurdum. Onunla şarkılar çaldık, söyledik. Timna Brauer’le çalıştım, yine Musevi, Yahudi müziği.

Grubun adını, neden Tsatsiki Connection koymuşlardı?

Hakan Gürses: Bir isim bulalım dedik. Fakat öyle çok büyük anlamlar taşıyan bir isim olmasın. Bir taraftan da çaldığımız müziğin tınısına uygun bir isim olsun: “Cacık Bağlantısı!” Yani, bizi sanki grup içinde bağlayan şey, cacık. Niye? Çünkü işte Türkiye’de de Yunanistan’da da cacık var. Bir elemanımız Liechtensteinli ama Girit’te bir evi var, orada yaşıyor sıklıkla. İşte, “bizi bağlıyor cacık” diyerek, böyle bir isimle kurduk. Çok da önemli, anlamlı bir şey değil aslında.

Foto: Hallac Medien (2007)

Grubun bir CD’si, albümü var mıydı? Sıradaki çalışma neydi?

Hakan Gürses: Geçen yıl, buradaki Kulisse denilen yerde bir konser verdik, o konserin canlı kaydını yaptık, onu bir CD olarak çıkardık. Mayıs ayında (2006) çıktı. Dolayısıyla, sanıyorum önümüzdeki bir-iki yıl bir daha böyle bir şey yapmayız. Bu şekilde devam edecek olursak, ilerde belki yeni bir kayıt yaparız. Onu bilemiyorum şimdiden. Biz daha çok hazır olan, bilinen, çalınan şarkıları icra ediyoruz. Ki onları daha önce  Lakis & Achwach grubuyla da çaldık. Kayıtlarımız oldu, CD’lerimiz oldu. Bazıları da o kadar çok standart hale gelmiş parçalar ki Yunanca rembetiko tarzı bir CD alındığında hepsi içinde bulunabilir. Yeni bir şeyler olursa, kendi parçalarımız olursa daha fazla, onları belki kaydederiz.

Grup, nasıl bir dinleyici potansiyeline sahipti?

Hakan Gürses: Dinleyicilerimiz daha çok karışık bir grup oldu bizim. Yunanlılar da, Türkiyeliler de dinledi. Ama tabii Avusturyalı, nasıl diyelim, işte daha liberal, daha toleranslı, yabancıların yaptığı müziği dinleyen bir dinleyici. Yunanistan’a, Türkiye’ye tatile giden, bu ülkeleri tanıyan ve belli bir ilgisi olan bir kesim. Bir de yıllarca biz o kadar çok fazla yerlerde çaldık ve söyledik ki çok farklı seyirci kesimlerine seslendik. Almanya’da turneler yaptık, İtalya’yı gezdik, İsviçre’de çaldık, Avusturya’nın çalmadığımız köşesi kalmadı. Dolayısıyla çok farklı yerlerde, çok farklı seyirciye seslenmiş olduk.

Kendinizi bu ülkede rahat hissediyor musunuz?

Lakis Jordanopoulos: Sürekli bir huzur, güven arar insanlar. İnsanlar var, doğdukları ülkelerde kendilerini evlerinde hissetmiyorlar. Çünkü orada huzurlu değiller. Yine başkaları, başka bir yere geliyorlar, göç ediyorlar ve orada mutlu hissediyorlar kendilerini. Vatan, ne demek? İnsanın ilk vatanı, ana karnıdır. İnsanın, kendini evinde hissetmesi kendi elindedir. Mutluluğumu ve mutsuzluğumu ben kendi elime aldığımı düşünüyorum. Başkalarına bırakmıyorum. İnsan olarak, insan haklarını istedim ve aldım. Vatan, insanın mutlu olduğu yerdir.

…………………………………………………………………………..
13 Temmuz 2019, Cumartesi
Saat: 19:30

Theater am Spittelberg
Spittelberggasse 10, 1070 Wien

Vielleicht gefällt dir auch