Türkiye’deki siyaset tarzı, Viyana’da ele alındı

Hukukçu, politikacı ve yazar İlhan Cihaner ile kamuoyu araştırma şirketi sahibi ve Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Ertan Aksoy, Viyana’da yapılan bir panelde konuştu. Türkiye’de siyaset yapma tarzını ele aldılar.

TW Viyana – Viyana’da “Avusturya Sol Birlik” platformu tarafından organize edilen ve Türkiye’den İlhan Cihaner ile Ertan Aksoy’un konuşmacı olduğu “Türkiye’de muhalefet hareketi | Kaçış, Siyasal Katılım” başlıklı panel dün gerçekleştirildi. VHS Ottakring Salonu’nda saat 19:00’da başlayan etkinliğin ilk bölümü, Türkçe ve Almanca olmak üzere iki dilli yapıldı. Moderatör Ella Biçer Almanca, Dora Kayıkçı Türkçe kolaylaştırıcı olarak görev aldı. İki dilliliğin diğer bir boyutu ise, Nâzım Hikmet’in şiirleriyle gerçekleştirilen dinleti oldu. Şiirlerin Türkçe okumaları, hem Hikmet’in kendi sesinden hem de başka sanatçılar tarafından seslendirilmiş kayıtlardan verildi. Almanca çevirileri, Avusturyalı sanatçı Birgit Lehner tarafından etkinlik ânında canlı bir performansla seslendirildi. Müzisyen İsmail Çavdar, her iki dilden okumalara uduyla eşlik etti. Birinci bölüm, SPÖ’den milletvekili ve yerel yöneticilerin selamlama ve dayanışma konuşmalarıyla tamamlandı.

On beş dakikalık bir aranın ardından, etkinliğin ikinci, yani panel bölümüne geçildi. Etkinliğin son gününe kadarki planlamaya göre, panelin moderatörlüğünü Avusturya Sol Birlik sözcüsü ve etkinliği projelendiren Bilim ve Kültür Enstitüsü (bil:kult) Başkanı Serdar Erdost yapacaktı. Ancak Erdost, geçirdiği bir iş kazası dolayısıyla etkinliği evinden takip etmek zorunda kaldı. Onun bu görevini, yine aynı platformdan Ali Bayraktar üstlendi.

Ertan Aksoy: AKP’nin kamuoyuna açıkladığı bütün veriler manipülatif

Moderatör Bayraktar ilk söz hakkını, Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Ertan Aksoy’a verdi. Aynı zamanda bir kamuoyu araştırma şirketinin sahibi de olan Aksoy, görsel veriler, tablolar kullanarak gerçekleştirdi sunumunu. Üzerinde örneklerle durduğu başlıca noktalar şunlar oldu: AKP’nin iktidara geldiği günden beri büyüme hızı ve oranları, enflasyon ve işsizlik oranları gibi alanlarda düzenli bir şekilde yapageldiği manipülasyonlar, algı operasyonları; Merkez Bankası’nın gerçek işlevinden nasıl uzaklaştırıldığı; PİSA verilerine göre, Türkiye’nin ülkeler sıralamasında bulunduğu yer; AKP döneminde açılan imam hatiplerin yıllara göre üç-dört misliyle artışı ama bu okullara devam edenlerin fen bilimlerindeki not ortalamasının 2 seviyesinde kalışı, ailelerin büyük bir çoğunluğunun çocuklarını bu okullara vermek istemediğinin kamuoyu araştırmalarının verileriyle ortada oluşu; her ile açılan fakat kaliteli eğitim verme anlayışı ve olanaklarından yoksun üniversitelerden mezun olan diplomalı, yüksek lisanslı işsizleri; Türkiye’nin, içerde gazetecisi olan ülkeler arasındaki hazin yeri gibi.

Aksoy’a göre, muhalefet son yerel seçimlere kadar, AKP iktidarına karşı çok sayıda yanlış taktik ve stratejiler uygulayageldi. AKP’yle muhafazakarlık, dindarlık yarışına girilmesini örnek verdi. Son yerel seçimlerde, muhalefetin bu oyunu tamamen olmasa da önemli oranda boşa çıkardığını, “beka sorunu”, “Pontus” ithamları, “Öcalan mektubu” gibi taktiklerin sahibine, AKP’ye zarar verdiğini anlattı. Başlıca büyükşehir belediyelerinin AKP’den alınmasında, Selahattin Demirtaş ve partisi HDP’e, desteklerinden dolayı teşekkür borçlu olduklarını vurguladı.

İlhan Cihaner: AKP’ye karşı olan herkesi aynı muhalefet torbasına doldurmak yanlış

Panelin ikinci konuşmacı konuğu hukukçu, BirGün gazetesi yazarı, CHP İstanbul eski Milletvekili ve CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner ise, ağırlıkla muhalefetin bileşenleri ve siyaset yapma tarzları ile parlamentonun üç temel işlevinden mahrum edilmiş olması üzerinde durdu. Cihaner, muhalefetin ne sadece parlamentoda grubu olan partilerden, ne de genel olarak sadece siyasi partilerden oluşmadığının; sayısızca ve çok farklı alanlardan demokratik, sivil kitle kurumlarının çok önemli çalışmalar yaptığını, çok kararlı mücadeleler geliştirdiklerini ifade etti.

Yerel seçimlerdeki başarının abartıldığını da belirten Cihaner, Erdoğan ve AKP’nin olanca devlet gücünü, olanaklarını elinde tuttuğunu, bunun en son ve bariz örneğinin de Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılarak yerlerine kayyımların atanması olduğunu söyledi. Muhalefete mensup büyükşehir belediye başkanlarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir işaretiyle hemen Saray’a koşmalarını da eleştiren, sorunlu bulduğunun altını çizen Cihaner’in değerlendirmelerinin geniş bir özetini, aşağıda linkini verdiğimiz haberde okuyabilirsiniz.*

*) http://www.toterwinkel.at/cihaner-%e2%94%82-bueyueksehir-belediye-baskanlarimiz-saraya-kosmayacakti/  

Vielleicht gefällt dir auch